Kisisel Notlar

 

Sempozyum calismalari bir kac ay uonceden basladi. Kangal Kaymakami Sayin Mehmet Sarican (simdi Kandira Kaymakami kendisi) telefon ederek yurtdisindan  sunum yapmak isteyebilecek katilimcilar ve gelebilecek misafirlerin e-mail adreslerinin kendisine ulastirilmasi konusunda benden yardim istedi.  Daha uonceden zaten Amerikan Kangal Kulubu Genel Sekreteri Sue Kocher ve Kangal Koruma Projesi sorumlusu Elisabeth von Buchwaldt kendisine cesitli konkant adresleri sunmuslardi. Hepimiz adres defterlerimizi karistirip mumkun oldugunca fazla ilgili kisiye ulasmak amaciyla Kaymakamligin resmi davetiyesini ulastirdik.

Ben ve Elisabeth, Sayin Kaymakam'a Anadolu Coban Kuopegi Kuluplerinden katilimcilarin da  katilmasinin demokratik bir ortam olusturulmasi ve yillardir bizim olmadigimiz yerlerde Kangal'in var olmadigini iddia eden bu insanlarin medeni bir sekilde kendilerini burada Kangal'in anavataninda ifade etmeleri acisindan faydali olacagini dusunuyorduk. Kangal nicin yoktu? Anadolu Coban Kuopegi neden Anadolu'daki tum kuopekleri kapsamaliydi? Tum bu sorulari herkesin huzurunda tatminkar bir sekilde aciklayabileceklerini ve bu kuopekleri en iyi taniyan insanlar tarafindan sorulan sorulara cevap verebileceklerini umuyorduk. Sue bu fikre basta karsi cikti. Cunku Peter Wells'in yillar uonce Ulas Uretim Ciftliginde cektigi bazi resimlerde Kangal'in var olmadigina; Kangallilar icin Kangal kuopeginin degisken bir renge ve fizige sahip olduguna kanit olarak guosteriyordu. Kanit olarak guosterdigi kuopek ise sirtinda biraz beyazi olan bir hayvandi. Peter'in tekrar atipik kuopekleri fotograflayarak bize karsi kullanacagindan korkuyordu. Hakliydi da. Bu nedenle guozumuzu acik tutmaya karar verdik.

Soldan saga: UOgr.GuorYusuf Ziya Ograk, İst. Un Vet. Fak. Yrd. Doc Alper Yilmaz, İst Unv.Vet. Fak. UOgretim Uyesi Doc. Dr. Mustafa UOzcan,  Amerikan Kangal Kulubu Genel Sekreteri Sue Kocher ve  İlker Unlu

 

Buyuk Britanya Anadolu Coban Kuopegi İrk Temsilcisi Peter Wells ve Amerikan Anadolu Coban Kuopegi Kulubu Baskani Gary Jacobi basta olmak uzere irkla ilgili herkese email cektik. Kisisel yazismalarda bunun onlar icin bir tuzak olmadigini ve Kaymakam bey'in demokratik ve dostane bir ortamda davalarini savunmak icin kendilerine firsat tanidigi konusunda ikna etmek icin yazismalar surdu gitti. İsvec'den fanatik bir Anadolu Coban Kuopegi ureticisi olan Kirsi Maki sempozyumumuzu yine İngiliz ve Amerikali Kangal severlerin bizim kafamiza soktugu bir cay partisi olarak nitelendirerek davetimizi kaba bir sekilde reddetti. Gary Jakobi, yabancilarin beyin yikamasiyla gitgide artan bir sekilde un kazanan Kangal Kuopegi'nin kendi Anadolu Coban Kuopekleri icinden cekip cikartilan sadece siyah maskeli kuopekler olarak nitelendirerek gelecek yillar da olmak uzere sempozyum gibi nedenlerle kendileriye bir daha kontakt kurmamamizi isteyen bir cevap yazdi.

Sunum yapmak icin katilimcilarin presentasyonlarini verecekleri tarihin bitmesinin hemen ardindan bir suprizle Peter Wells sempozyuma katilacagini acikladi. Benim gercek amacim da aslinda dunyada Turk kuopeklerini cok iyi tanidigini suoyleyen ve Kangal'in var olmadigi konusuna en cok dinlenen kisi olan Peter'in gelerek Kangallilarla yuzlesmesiydi. O da diger yabanci katilimcilar gibi yapacagi sunumu bana yolladi. Gelmden uonce aramizda suoyle bir yazisma gecti: "Gelirsem zirha ihtiyacim olacak mi?" Cevabim kisaydi: "Misafir olarak Turkiye'de her zaman guvendesin."

 

Diger yabanci katilimcilar Sue Kocher, Pat Brodhead, Wolfgang Bruseke ve Sheila Reed'di. Sue,  Amerika ile Turk Kangal ureticilerinin arasinda kurulmasi gereken isbirligi; Pat, İngiltere'deki  Kangal uretimi; Wolfgang, Almanya'daki Kangallarin durumu ve İİ. Kangal Asi  Kampanyasi hakkinda ve Sheila, Kangal'in İngiltere'ye ilk girisi ve gelisiminin yani sira Anadolu Coban Kuopegi ikilemininin ilk defa nasil ortaya ciktigi konusunda bilgiler vereceklerdi.

 

Ziraat Muhendisi Sedat Dalak, İlker Unlu ve Cumhuriyet Universitesi UOgr.GuorYusuf Ziya Ograk

 

Yusuf Ziya Ograk sempozyum kitabinin baskisi icin bu sunumlarin cevirisine de ihtiyaci oldugundan suratle sunumlarin Turkceye cevirmem gerekiyordu. 60 kusur sayfa tarafimdan yaklasik bir ayda bitirilip kendisine basim icin guonderildi. Buna bir de kendi sunumumun İngilizce cevirisi girince kendiminkini en sona birakmam nedeniyle az daha  yetistiremiyordum.

 

Sempozyum gununden yaklasik bir hafta uonce yabanci konuklar gelmeye basladi. Bir kismi Elisabeth von Buchwaldt'in sponsorlugunda ikincisi gerceklestirilen asi kampanyasina katilarak bes gun boyunca cevre kuoyler dolastilar. Bu surede 1250 doz asi yapildi. Gelecek yillarda bu projenin devamini diliyor katilanlara tesekkur ediyoruz.

 

Sempozyum gunu olan 11 Temmuz'da sabah kahvaltidan hemen sonra sempozyumun yapilacagi binaya dogru hareket ettik. Sempozyum,  Sivas Valisi Dr. Hasan Canpolat'un konusmasiyla basladi. Konusmacilar sirasiyla sunumlarini yaparken dinleyiciler de sunumlarin ardinda verilen surede konuyla ilgili sorularini sorma imkani buldular. Bazen dinleyiciler ile sunum yapanlar arasinda hararetli tartismalar gectiyse de bunlarin hic biri kizginlik icermiyordu.

 

Gunun en ilginc olaylarindan biri ilk buolumde benim yerime konusan Buyuk Britanya Anadolu Coban Kuopegi İrk Temsilcisi Peter Wells'in sunumuydu. Benim siram buoylece uogleden sonraki son buolume kaydiirlmis oldu. Turk kuopekleri suoz konusu oldugunda kendini Kangal'in var olmadigini kanitlamaya adamasina ragmen kimsenin net anlamadigi yuvarlak cumlelerle bezeli bir konusma yapti ve sessizce yerine duondu. Kitapcik haline getirttigi konusmasini dagatarak halkimizi bilgilendirmeye sempozyum ve festival suresince devam etmeyi uman Wells, Sue Kocher ve benim Anadolu Coban Kuopegi gercegi konusunda yaptigimiz konusmalar sonunda sesizce oturmaya da devam etti. Bu sartlar altinda bile kimse tarafindan dusmanca bir tavir guormedi ve diger misafirlerden ayri tutulmadi. Kibrisli bir Turk  ve Anadolu Coban Kuopegi Kulubu uyesi olan Mustafa Remzi Bey ile daha sonra yaptigimiz konusma temel olarak Wells'in nasil da kuoseye sikistigi ile ilgiliydi. Ona "Sunumumda dogru olmayan bir sey var miydi?" diye sordugumda " Olsa itiraz edecektim; ama hepsi dogruydu." cevabini aldim. Mustafa Remzi Bey ayni zamanda İngiltere'ye duondugunde Anadolu Coban Kuopegi Kulubunden cikacagini ve artik Kangal yetistirecegini suoyledi. Bunca yil neden zit kulupte kuopek urettigini sordugumda pek net cevap veremediyse de İngiliz Anadolu (Karabas) Kulubu'nun Kangal uretmedigini suoyledi. Benim arastirmalarima guore ise bu kulup catisi altinda uretilen kuopeklerin buyuk buolumu Kangal kuopekleri. Bu kuopeklerin icine sadece uzun zaman uonce Anadolu'dan gelen baska kuopekler de girmis; ama bunun yuzdesi gecmis soy agaclarina bakildiginda cok az. Bu nedenle bu kuopeklerin Kangal olmadigini savunmak dahasi bunca zaman uozellikle cok yakinindaki insanlar Kangal yok diye yayinlar yaparken sessiz kalmak insani dusundurtuyor. 

 

Gunun temel olarak tek aksaklik yasanan yani simultane ceviri konusunda istenen duzeye erisilememesiydi. Bu nedenle yabanci misafirlerin bazi sunumlari takip etmesinde guclukler yasandi. İngilizce sunum yapanlar metine dolayisiyla elimizde olan cevirisine sagdik kalirken Turk konusmacilar sik sik metin disina cikarak profesyonel olmayan biz cevirmenlere zor anlar yasatti. Cevirmenlerden biri olarak cevirisini yaptigim İngilizce metinlerde problem yasanmazken pek cok bilimsel terim iceren Turkce sunumlarin cevirisi sirasinda İlahiyat Fakultesi UOgr. Uyesi Sayin Doc. Dr. Talip UOzdes ile birlikte zorlandigimizi itiraf etmeliyiz. Kaymakam Bey simultane ceviri konusunda daha uonce bana teklifte bulunmus ben de  dili bilmek ile simultane ceviri yapmanin ayri seyler oldugunu ve egitimini almadigim bir konuda kendime guvende hissetmeyecegimi suoylemistim. Ancak sempozyumdan bir gun uonce cevirilerin ben ve Sayin Talip tarafindan yapilacagi suoylenince elimizden geleni yaptik. Dinleyicilerin anlayisla karsiladigini umuyoruz.

 

Ne yazik ki girmem gereken bir sinav oldugundan Kangal'dan cumartesi sabahi ayrilmak zorunda kaldim. Bu da V. Kangal Kuopegi ve Koyunu Festivaline katilamadigim anlamina geliyor. Umuyorum ki gelecek sene yeni konularla sempozyumun ikincisi biz Turk Coban Kuopekleri severlere yeni imkanlar sunmaya devam edecek.

 

22 Ekim 2003

Geri